Browsing Tag

nezaket

Haftalık Yazılar

İyilik, nezaket ve lüzum

Münir Üstin ‘’ Söz ağızdan çıkmadan önce üç kapıdan geçmelidir; İyilik, Nezaket ve Lüzum. ‘’ yazmış ve ne güzel yazmış. Sanırım demek istiyorki ”Ağızımızdan çıkan kelimeler, eleştirel olunduğunda da iyiliğe hizmet edebilir, nezaketle sarf edilebilir ve eğer o sözlerin içeriğinde iyilik, nezaket yok ise ve/veya söz söylemek için lüzum yoksa, sus o zaman …” 

Peki ya susmak …

Mevlana Celaleddin Rumi ‘’ Anladımki susmak bir cüsse işi, derin denizlerin işi … ‘’ demiştir. Çünkü o biliyordu ki; sözdür ki sahibi, ancak o sözü henüz söylememiş olandır.

Kolaymı söz ağızdan çıkmadan o 3 kapıdan geçmek ? HAYIR …

Peki en azından ekseriyetle, söz ağızdan çıkmadan o 3 kapıyı  hatırlayabilirmiyiz ? EVET, EVET, EVET …

Yine Mevlana Celaleddin Rumi ne güzel söylemiş ;

Şu çeşmenin haline bak, su içecek tası yok. Kırma insan kalbini, yapacak ustası yok.

Ya Ajda Pekkan ‘ ın hepimizin bildiği şarkısındaki Fikret Şeneş’ in sözleri ;

Hoşgör sen affet gitsin aldırma, büyüklük sende kalsın sonunda, sen sarıl o sana sarılmazsa, sen unut unutmazsa,

Hangimiz uğramadık sanki haksızlıklara, pişman oluyor herkes sonra yaptıklarına, esir olma boş yere gururuna.

Olacak elbet hak etmediklerini düşündüklerimiz. Kabuğu parlak, içi kokuşmuş  milyonlarca insan var ve evet maalesef bu dünyada adaletin tüm insanlar için eşit olarak dağıtılmadığını anlayabilmek için çok akıllı olmak gerekmez. Bu dünyada ne fırsatlar, ne mutluluklar ne de ızdıraplar eşit dağıtılmışlardır. Ve benim bu konu hakkında tüm söyleyebileceğim şudurki; ‘’umarım vardır elbet bir nedeni …‘’.

Yine de herşeye rağmen iyiye doğru mücadeleden vaz geçmemeye gayret etmeli ve ne eksik ne de fazla, tam da söylenmesi gereken; iyilikle, nezaketle ve lüzumunda söylenmeli diye düşünenlerdenim.

Siteyi yada herhangi bir yazının içeriğini beğendi iseniz lütfen arkadaşlarınız ile paylaşınız, böylece başkaları da sitedeki yazıları okuma fırsatı bulabilir.

Kalın sağlıcakla…

Haftalık Yazılar

Evren, galaksimiz, dünyamız ve mutluluk

Not: Birbirini takip eden 3 yazıma eklenen görsellerin zeminleri Özgecan Aslan ve ailesi için siyahtır.

Bu yazıyı daha iyi anlayabilmeniz için öncelikle benzer başlıklar ile yazdığım önceki iki yazımı okumanızı tavsiye edeceğim.

Bilim insanları dünyamızın yaşının yaklaşık 4,5 – 5 milyar yıl olduğunu tahmin ediyorlar.

Yine bilim insanlarımız şimdiki formumuza ve modern davranışlarımıza benzeyen halimize  yaklaşık  50,000 yıl önce evrildiğimizi söylüyorlar. Yani Homo Sapiens adını verdikleri  bu insan formunun, yani bizlerin neslimizin yaklaşık 50,000 yaşında olduğu anlaşılıyor.

Bir başka deyiş ile eğer ortalama insan ömrünü 80 yıl olarak alırsak ve dünya 80 yaşında ise bizlerin henüz birkaç saat önce doğmuş bir bebek kadar genç olduğumuz kolayca hesaplanabilir. Yani dünyanın yaşı ile mukayese edildiğinde bizler yeni doğmuş bir bebek kadar genciz.

Continue Reading