Haftalık Yazılar

10 kasım

Bireyin ve buna bağlı olarak toplumların mutluluk hissi ile sıklıkla karşılaşabilmeleri için, çağa uygun pozitif bilim temelli eğitim almış bireylerin, yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde üretim faaliyetlerinin içinde aktif olarak yer almaları gerekmektedir. Ancak bu türden bir üretimin sonucunda elde edilecek olan gelir bireyin ve toplumun refahına pozitif katkıda bulunabilecektir.    

Peki bir toplumun sayısal ekseriyeti entelektüel fakirlik ile esir alınırsa ne olur?

O zaman birisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte İsmet İnönü’ye “iki ayyaş” demeye cüret edebilir ve sahip olduğu makamda oturmaya devam edebilir, iktidara yakın bir diğeri yine “keşke yunan kazansaydı” demeye cüret edebilir ve sonrasında ülkenin üst düzey görevlileri tarafından ziyaret edilebilir, en üst düzeyde kollanabilir, korunabilir ve kendisine iltifat dahi edilebilir, hatta bir diğer iktidar yanlısı mimber’den vatanımızın kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e lanet okumaya cesaret edebilir, yine en üst düzeyde sessiz kalınabilir ve sonrasında o da makamında oturmaya devam edebilir.

Ez cümle, toplumun vicdanı ve iradesi bu ve benzeri hadiseleri engelleyemezse ve bu ve benzeri davranışların sergilenmesine kanaatimce bilerek izin veren bir yönetimi tekrar tekrar kendisini yönetmesi için seçerse, o toplumda ne mutluluktan ne de refahtan söz edilmesi yüzbinlerce yıl sonra dahi mümkün olmaz.

Her şeye rağmen, Can’ım Atam, sen müsterih ol. 

Previous Post Next Post

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply