İnanıyorumki ...

İnanıyorumki …

İnanıyorumki bir tek yaşam sanırım kısacık süren fakat kocaman bir tecrübedir. Zamanımızda bilgiye ve düşünceye bu kadar kolay erişilebilen bizler, onları incelemek, gerçekliklerini kontrol etmek ve yorumlamak için yeterli zamanı maalesef ayıramıyoruz. İlk gelenleri oldukları gibi kabullenmek güncel hastalığımız maalesef.

Biraz daha fazla zaman ayırabilsek, nitelikli bilgi ve düşünceleri keşfetmeye odaklanabilsek, bilgi ya da düşünceyi hap gibi tekil kaynaklardan alma eğilimimizden vazgeçebilsek, farklı bilgi, fikir ve düşüncelerin de zihnimize rahatça girebilmelerine izin verebilsek ve onları da anlamaya çalışsak; sanırım biraz daha fazla neler olup bittiğinden haberdar olabileceğiz. Böylece bizler önce kendimizi, daha sonra başkalarını anlayabileceğiz ve daha sonra yaşam ile ilgili ve belki de evrende olup bitenler ile ilgili gerçeğe ait birkaç ipucumuz olacak. Belki de bu yeni düşünce sistematiğimiz bizleri daha fazla yaratıcı, daha fazla düşünen, daha fazla anlayışlı, daha fazla farkında, daha fazla mutlu ve hatta belki de daha fazla insan yapacak.

Mutlaka not ediniz ki, hayata başkalarının bakamadıkları ya da bakmak istemedikleri bir açıdan bakınca ve yaşamın bize dayatılan ezberlerinden dışarı çıkınca yani başkalarının istediği siz değil de, sizin istediğiniz siz olmayı dürüstçe başardıkça sizi önemli bir çoğunluk “uzaylı” olarak göreceklerdir ve maalesef biraz yalnız kalacaksınız. Fakat benim inandığım içinizdeki “iyi” yi daha fazla keşif ettikçe ve olumsuzu daha çok “dövdükçe”, “iyi” de sizi tüm şefkati ile daha fazla saracaktır. Ve sonuçta belki de bu “iyi” yüzlerce, hatta binlerce yıldır saklandığı yerden tamamen çıkacak, artık korkmayacak, utanmayacak ve şimdi var olandan daha fazla iyilik yayabilecektir.

Hatta kim bilir belki de bu sefer, insanoğlu bu savaşı kazanabilecektir.

Bu dünyaya geldiğin zaman sen ağlıyorken çevrendeki herkes neşe içindeydi. Hayatını öyle bir şekilde yaşa ki, bu dünyayı terk etme anı geldiğinde sen neşe içindeyken çevrendeki herkes ağlıyor olsun.

Şems-i Tebrizi

‘’ Dağ tepesinde bir çam olamazsan, vadide bir çalı ol. Fakat oradaki en iyi çalı sen olmalısın. Çalı olmazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver. Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol, fakat gölün içerisindeki en canlı saz sen olmalısın. Hepimiz kaptan olamayız, bazılarımız tayfalığa mecburuz. Dünyada hepimiz için bir şeyler var. Yapmanız gereken iş size en yakın olan iştir. Cadde olamazsan patika ol, güneş olamazsan yıldız ol. Kazanmak ya da kaybetmek ölçü ile değildir, sen her neysen onun en iyisi ol.

‘’ Douglas Malloch.

Eğer sizler de İnsan ve Hikayesi ile ilgili düşüncelerinizi ve/veya sizlerin ya da yakınlarınızın tecrübelerinizi, anılarınızı, başınızdan geçenleri ve/veya sitede bulunan düşünceler ile ilgili eleştirilerinizi v.b. benim ile ve/veya bu siteyi ziyaret edenler ile paylaşmak isterseniz, lütfen bana yazınız!

Previous Post Next Post

No Comments

Leave a Reply