Haftalık Yazılar

Bilgisayar oyunları ve çocuklarımız

Çoğumuz iş yaşamlarımızdaki rutinlerimizden çıktıktan ve evlerimize döndükten sonra, kalan zamanımızda çocuklarımıza yeterli KALİTELİ zamanı maalesef ayıramıyabiliyoruz. Ve ilaveten çocuklarımızla ilgili ortaya çıkan olumsuzluklardan çoğunlukla kendimizi değil çocuklarımızı sorumlu tutma eğilimindeyiz.

Bugün bilgisayar oyunları ve çocuklarımıza etkileri ile ilgili birkaç satır yazacağım çünkü onların bilgisayar oyunları bağımlılıklarının duygu dünyalarında geri dönülemez tahribatlar oluşturduğuna inanıyorum.

Sanal alemdeki oyunların hemen hemen hepsi bilinçli bir şekilde hesaplanarak programlanıyor kanaatimce ve çocuklar/gençler bu oyunlara bağımlı kılınıyorlar. Çünkü birilerinin şimdikinden çok daha fazla duyarsız, kolayca manipule edilebilecek ot kafalı ergenlere ihtiyacı var.

Bu global bir projedir ve bilgisayar oyunları da bu global projenin hayata daha kolay geçirilebilmesi için tasarlanıyorlar. Ben bilgisayar oyunlarının bu geleceği şekillendirme planının önemli bir parçası olduğuna inananlardanım çünkü bu oyunları sürekli oynayan çocuk ve gençlerin KAPKARA bir kuyunun içine hapis edildiklerini düşünüyorum.

Daha da vahim olanı, birçoğumuz bu bilgisayar oyunlarının onlarda yarattığı tahribatın boyutlarını idrak etmekten bile yoksunuz. Halbuki onlar sahip olduğumuz en değerli varlıklar. Onların öncelikle ilgimize, sevgimize, gülen yüzümüze, kızmayan ama onları anlamaya çalışan sıcacık sohbetlerimize, maskaralıklarımıza ve gerektiğinde bilgece ve sonuçları dikkatlice hesaplanmış disiplinimize ihtiyaçları var.

Aşağıda bu konu ile ilgili makalelerden sadece birisinden bir bölüm var. Özellikle ilk öğretim çağında çocukları olanların dikkatlice okumalarını tavsiye ederim.

Bu tür bağımlılığın çocuklar üzerinde etkileri uzun yıllar sürebilecek sonuçlar doğurmaktadır. Bu etkiler özellikle onların dikkat ve konsantrasyon gibi zihinsel becerileri üzerinde olmaktadır. Şöyle ki; çocukların oynadıkları oyunlar genellikle son derece hareketli, heyecan veren, hızlı akan, ani değişimleri olan, ödül kazandıran ya da kaybettiren sanal ortamlardır. Böyle bir ortama defalarca maruz kalan insan zihni bir süre sonra gerçek hayatta da buna benzer olaylarla karşılaşma beklentisinde olur, oysaki gerçek hayat oyundakilerin aksine son derece durağan ve az hareketlidir. Okul dersleri ve ödevler ise tam tersi bir sabır ve sebat gerektiren durumlardır. Hal böyle olunca, sanal dünyanın hızlılığına alışmış bir zihne sahip çocuk bir süre sonra ödev yapma, ders dinleme, kitap okuma gibi ona göre son derece “sıkıcı” ya da “renksiz” olan faaliyetlere alışmakta zorlanmakta, ister istemez o sanal âlemin renkliliğine ve hareketliliğine dönme ihtiyacı hissetmektedir. Bu durumu kısıtlamaya ya da engellemeye yönelik aileden ya da çevreden bir etkiye maruz kaldıklarında ise son derece asabi olmakta ve öfkeyle tepki vermektedirler çünkü temelde dürtü kontrolü sorunu olan bu bağımlılık kişilerin olaylara tahammül eşiklerini de oldukça düşürmüştür. Sonuç olarak böyle bir olgu çocuğun okul yaşamını, hatta geleceğini son derece olumsuz etkilemektedir.

Bir kez daha çocuklarımız ile ilişkilerimizi gözden geçirmeliyiz, onları bilgisayar oyunları ve daha birçok sanal tehlikeden uzak tutmak için var olan tüm enstrumanları kullanmalıyız ve nasıl yapacağımızı tam olarak bilemiyorsak mutlaka ama mutlaka yardım almalıyız.

Evlerimizdeki çelik kapılar, hırsız alarmları ve/veya sitelerimizdeki güvenlikler asıl hırsızları yakalayamıyorlar. Onlar evlerimizin odalarına, hatta çocuklarımızın zihinlerine kadar girdiler ve kolayca istediklerini alıyorlar.

Çok çok çok çok dikkatli olmalıyız çünkü bizlerden alıp götürdükleri en değerlilerimiz yani çocuklarımız ve dolayısı ile geleceğimiz olabilir.

Sağlıcakla kalın ve umarım hepimiz, tüm cocuklarımızı yüzyüze oldukları tehlikelerden koruyabilecek bilgiye ve akla sahip olabiliriz.

Paylaşmak istedikleriniz olursa www.insanvehikayesi.com dan gönderebilirsiniz. Böylece ben de memnuniyetle sitenin ilgili bölümünde yazılarınızı yayınlarım, o zaman belki başkaları da sizin tecrubelerinizi okuma fırsatı bulabilir ve hatta belki birilerinin bir fark yaratmasına birlikte yardımcı olmuş oluruz.

Previous Post Next Post

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply