Haftalık Yazılar

Ağlasam sesimi duyarmısınız ?

Bu hafta önce sevgili Orhan Veli ‘ den bir şiir ve üzerine birkaç söz,

Ağlasam sesimi duyar mısınız, mısralarımda;

dokunabilir misiniz, gözyaşlarıma ellerinizle,

bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

kelimelerinse kifayetsiz olduğunu, bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;

her şeyi söylemek mümkün;

epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

anlatamıyorum.

VE BEN DE ;

– Hala 9-10 yaşlarındaki kız çocuklarının acımasızca evlendirilmeye devam edildiği, çığlıklarının yeterince duyulmadığı, küçücük ruhlarının kanadığı ve minicik bedenlerinin çok acıdığı,

– kadınlarının dövüldüğü, değersizleştirildiği, işlevsizleştirildiği ve öldürüldüğü,

– her yıl 1,000lerce işçinin iş kazlarında önlenebilir olmasına rağmen yeterli önlemler alınmadığı için öldüğü ve 10,000lercesinin yaralandığı ,

– trafiğin bir canavar olarak yıllardır varlığını sürdürebildiği ve her yıl hala 1,000lerce can aldığı,

– nüfusunun %10 undan fazlası engelli olan fakat topluma katılımlarının son derece sınırlı olduğu,

– hala eğitimi temelde ezbere dayalı olan, bilimi ekseriyetle dışarıdan ithal eden, eğitim sistemi sürekli değişen ve yaratıcılığı özendirici türden eğitim veren kurumlarının son derece sınırlı olduğu,

– aklın ve bilimin ışığının her geçen gün daha azaldığı,

– çatışmacı söylemin, hakaretin hatta küfürün topluma etkilerinin, uzlaşmacı, farklı düşüncelere saygılı, pozitif, çözüme ve kardeşliğe sonuna kadar bağlı, barışa ve adalete odaklı bir söylemden daha fazla olduğu,

– hırsızın, yalancının, edepsizin güçlendiği fakat dürüst, özü bir sözü bir ve onurlu bir yaşam sürmek isteyenlerin gittikçe daha çok zorda kaldığı,

– insanların ekseriyetinin sadece madden değil ve fakat nerede ise her anlamda hızla fakirleştiği ,

– doslukların, sohbetlerin sahteleştiği ve sıradanlaştığı,

– ‘’ benden sonra tufan’’, ‘’ köprüyü geçene kadar ayıya dayı demek’’, ‘’ beni sokmayan yılan bin yaşasın’’ gibi şekilsiz deyişlerin verdiği mesajların, topluma gittikçe daha fazla hakim olmaya başladığı,

ve sonunda bu ve daha 100lerce farklı geri kalmış toplumlara ait sorunlar ile birlikte insanlarının gittikçe daha azının mutlu ve üretken olabildiği,

BİR YER VAR BİLİYORUM.

Ve fakat ben tüm bu ve vb. olumsuzluklara rağmen, siz birçoğunuz gibi o topluma son derece kuvvetle inanmaya devam ediyorum çünkü;

O toplum, en zor günlerinde bile imkansız denileni başarmış ve esaretin/cehaletin zincirlerini büyük bir insanın liderliğinde kırabilmiştir. O büyük insan, bir ülkenin yeniden kurulmasına liderlik etmek ile yetinmemiş ve gelecek nesiller için ‘’ GENÇLİĞE HİTABE ‘’ adında bir başucu şahaserini de 83 yıl önce kaleme almıştır. Ve ben inanıyorum ki, o toplumun ekseriyeti, o hitabın içerdiği uyarı mesajının güncelliğini korumakta olduğunun farkındadırlar.

İlaveten biliyorum ki, o yerdeki halen çokça var olan pırıl pırıl insanlar, bu kirli tuzağı bozacaklardır çünkü onlar iyi bilmektedirler ki, o yerdeki topraklar, ekseriyetle gencecik yüzbinlerce vatan evladının şerefli kanı ile sulanmış ve üzerine titrenmesi gerekli çok değerli bir emanettir. 

Hepimize aklın ve bilimin ışığında, daha fazla özgür, daha fazla bağımsız, daha fazla uyanık, daha fazla üreten, daha fazla kardeşçe ve daha fazla mutlu bir gelecek dilerim.

Paylaşmak istedikleriniz olursa www.insanvehikayesi.com dan gönderebilirsiniz. Böylece ben de memnuniyetle sitenin ilgili bölümünde yazılarınızı yayınlarım, o zaman belki başkaları da sizin tecrubelerinizi okuma fırsatı bulabilir ve hatta belki birilerinin daha fazla mutlu olmasına ve bir fark yaratmasına birlikte yardımcı olmuş oluruz.

Previous Post Next Post

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply